Çocuğu Yemek Yiyen Var Mı?

Ebeveynlerden özellikle de annelerden “benim çocuğum hiç yemek yemiyor, tüm gün bir şey yemese açım demez” gibi sözler duymaya çok alıştım. Çünkü günümüzün ortak sorunu kimsenin çocuğunun yemek yememesi! Ya bu çocuklar aralarında yemek yemeyelim bizim peşimizde koşsunlar diye anlaştılar ya da ortada hepimiz tarafından yapılan büyük ve ortak bir hata var. Ebeveynlerden özellikle de annelerden “benim çocuğum hiç yemek yemiyor, tüm gün bir şey yemese açım demez” gibi sözlerdiğiniz doktor kalmadı. Ancak denemediğinizi düşündüğüm tek bir yöntem var.

Çocuğun yemek yemesini neden bu kadar büyütüyoruz?

Ebeveynler çocuklarının sağlıklı olmalarını ve gelişimlerini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarını istiyorlar. Oldukça doğal ve masum olan bu istek ebeveynlere kendilerini kaygılı hissettirmeye de yetiyor. Bazen kendi yaşantılarımızla alakalı sebeplerden bazen de çevrenin baskısı yüzünden çocuklarımızı yeterince iyi besleyemediğimiz ile ilgili kaygılanabiliyoruz. Öyle ki, bazı anneler çocuğu yemek yesin diye ona oyunlar yapıyor, televizyon açıyor, dışarı çıkıyor, mahalledeki dükkanları elinde kaşıkla geziyor ama en sonunda çevreden çocuğu yemek yemek için doğru eğitemediğine dair çok talihsiz bir yorum alıyor. Burada sorun sadece annenin talihsiz bir yorum alması değil, çocuğu yemek yesin diye elinden geleni ardına koymaması da problemin bir diğer yüzü. Bir de bizim çocukları bu davranışa ittiğimiz ortak hatalarımız var. Gelin bu hatalarımıza bir göz atalım.

Çocuklar kendilerine ısrar edilen konularla ilgili karşıt davranışlar geliştirebilirler. Anne ve babasının da yemek yemesi ile bu denli ilgilendiğini gören çocuk bu durumda bir iş var diyerek yemek yemeyi reddedebilir. Bazen çevreden “sabret, en sonunda direnmeyi bırakacaktır” şeklinde söylemler duyabilirsiniz ancak bunu çocuk açısından düşündüğünüz zaman gerçekten sabredenin kim olduğunu daha net anlayacaksınız. Çünkü biri ağlamak, kusmak, tükürmek, ağzını açmamak gibi tüm tepkilerinize rağmen hala ağzınıza bir kaşık sokmaya çalışsaydı muhtemelen siz çok daha büyük bir tepki verirdiniz.

“Bak Ali’ye nasıl da güzel yiyor, yedikçe boyu uzuyor. Sen böyle yememeye devam edersen büyüyemeyeceksin böyle küçücük kalacaksın.” Durduk yere çocuğun sevdiği arkadaşı Ali ile arasını bozdunuz, üstelik bu karşılaştırmadan Ali de memnun değil. Çünkü kendi davranışı yüzünden arkadaşının üzüldüğünü düşünüyor. Bu kıyaslamanın iş arkadaşınızla sizin aranızda patronunuz tarafından yapıldığını düşünün. Kendinizi nasıl hissedersiniz?

“Yemeğini yersen geçen gün baktığımız oyuncağı sana alırım.” Bir ödül beklentisi ya da ceza korkusu ile bir davranışı gerçekleştirmek o davranışı özümsemek, içselleştirmek anlamına gelmez. Bu tutum çocuğun yalnızca sonuç odaklı hareket edeceğinin göstergesidir. Hangimiz çocuğumuzun ödül beklentisi ile ya da ceza korkusu ile hareket etmesini, insanların boşluklarından yararlanan, arkasından iş çeviren biri olmasını isteriz? Cevabınız hiç birimiz ise hayatınızdan ödül ve cezayı kaldırmanızın zamanı geldi demektir. 🙂

Peki, bu çocuklar nasıl yemek yiyecek?
Çocuğunuz yemek yesin diye elinizden gelen tüm çabayı gösterdiniz, yeri geldi kendinizi suçladınız, oturup ağladınız, yeri geldi ona kızdınız, gitmediğiniz doktor kalmadı. Ancak denemediğinizi düşündüğüm tek bir yöntem var. Çocuğunuzu yemek yemeye ZORLAMAMAK!

Evet, sizin için belki de en zoru çocuğunuza yemek yemesi konusunda ısrar etmemek olabilir. Çünkü siz ısrar etmediğinizde onun hiç yemeyeceğini, hastalanıp zayıf düşeceğini düşünüyorsunuz. Bugüne kadar hiç denemediğiniz bir yöntemle ilgili bu kadar ön yargılı olmayın. Elbette siz çocuğunuzu yemek yemeye zorlamadığınızda da bir tencere yemeği oturup yiyeceğini, hiç çikolata yemeyeceğini, sebze ağırlıklı besleneceğini düşünmeyin. Çocuğunuz kendi midesinin büyüklüğü ve ihtiyacı olan tutar kadar yiyecektir. Sadece bu sefer yemek sırasında aranızda bir güç savaşı yaşanmayacak ve birbirinizi ruhsal olarak yormayacaksınız.

Evet, sizin için belki de en zoru çocuğunuza yemek yemesi konusunda ısrar etmemek olabilir. Çünkü siz ısrar etmediğinizde onun hiç yemeyeceğini, hastalanıp zayıf düşeceğini düşünüyorsunuz. Bugüne kadar hiç denemediğiniz bir yöntemle ilgili bu kadar ön yargılı olmayın. Elbette siz çocuğunuzu yemek yemeye zorlamadığınızda da bir tencere yemeği oturup yiyeceğini, hiç çikolata yemeyeceğini, sebze ağırlıklı besleneceğini düşünmeyin. Çocuğunuz kendi midesinin büyüklüğü ve ihtiyacı olan tutar kadar yiyecektir. Sadece bu sefer yemek sırasında aranızda bir güç savaşı yaşanmayacak ve birbirinizi ruhsal olarak yormayacaksınız.

Örneğin; çocuğunuzla yemek sürecine ilişkin bundan sonra nasıl bir tutum sergileyeceğinizi konuşun. Ardından yemek saatlerinizi, sürelerinizi belirleyerek uygulamaya başlayın. Çocuğunuz da muhtemelen başta ısrar etmenizi bekleyecektir, ancak sabırlı olun ve sözünüzü tutmaya çalışın. Onu zorlamadığınız zaman yemek saatlerinizin süresinin azaldığını ve yemeğin artık sizin için bir işkence olmadığını gözlemleyeceksiniz.

“Ben onu hiç zorlamadım ama o hiç sebze yemiyor, tabağına koyduğum yemeğin yarısını yiyor, daha hiç bitirdiğini görmedim.” şeklinde söylemleriniz olabilir. Bu noktada çocuğun hangi yiyeceğe ihtiyacı olduğunu belirlemek daha doğru bir tutum olacaktır. Örneğin; çocuklar mideleri küçük olduğu için az miktarda ve daha kalorili yiyecekler yemeyi tercih ederler. Bir nevi sebze yememelerinin sebebi de bu diyebiliriz. Çünkü sebze az kalorili, lif açısından zengin bir besin kaynağıdır. Ancak çocuğun ihtiyacı olan kaloriyi alabilmesi için çok fazla sebze yemesi gerekir ama midesi o kadar sebze için yeteri kadar büyük değildir. Yani onu bu yaşlarda sebze yemesi için zorlamak yetişkinlik dönemi için yapılan kötü bir yatırımdan öteye gitmez.

Eğer çocuğunuzun fiziksel bir rahatsızlığı yoksa gelişimi yaşıtlarından beklenen düzeyde ise onu yemek yemesi için ZORLAMAYIN! Siz onu zorlamayı bıraktığınızda zamanla yemek düzeni oturmaya, iştahı açılmaya ve siz söylemeden sizi şaşırtacak şekilde yemeye başlayacaktır.

 

Uzm. Kli. Psk. Gonca Bağlar Yılmaz